-2-

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇEVREDEN NASIL ZEHİRLENİYORUZ

 

 

 

AĞIR METALLER

 

VE

 

MESLEKİ AKCİĞER HASTALIKLARI

 

 

 

Mesleki hastalıkların büyük bir kısmı,akciğerleri etkileyen hastalıklardır.Bunun nedeni,akciğerlerin görevlerinin bir parçası olarak havadan solunan partikülleri filtre etme özelliğinden kaynaklanmaktadır.Solunan bu yabancı cisimler,akciğerlerde birçok problemlere yol açacak şekilde yerleşirler.

 

 

   Mesleki akciğer hastalıkları iki gruba ayrılır:

 

 

PNÖMONİLER

 

 

  Hastalık nedeni sadece solunan havadaki tozlardır.(Metaller,taşlar,kömür,asbest tozları gibi)

 

 

 

ALLERJİK AKCİĞER HASTALIKLARI

 

 

  Burada solunan maddeler(yabancı cisimler),akciğerlerde dolaylı olarak hasara neden olurlar.

 

 

 

 

  TOZLARIN AKCİĞERLERE ZARARI

 

 

  Zararlı toz parçacıkları madenciler tarafından ve diğer bazı işciler tarafından solunduğu     zaman,akciğerlerde küçük bir iltihabi kitle oluşur.Bunlar ise,röntgen filminde,birer katı yumru  olarak görülürler.

 

Röntgen filminde,bu şekilde lekeli görüntü veren hastalıklara Pnömokonyoz denir.

Akciğer dokusu incelir ve esnekliği kaybolur.Bu durum,Fibrozis olarak bilinir.

Sonuçta hastadaki nefes darlığı,gün geçtikçe daha da artar ve durum kalıcı öksürüğe dönüşür.

 

Hastalığa bir kez yakalanıldıktan sonra,solunan havadaki toz oranında azalma olsa da,akciğer dokusundaki hasar kalıcıdır.Kişi sonunda öyle kötü bir döneme girer ki,evinden dışarı çıkamaz.

 

Solunan toz parçasının hangi madde olduğu röntgenden anlaşılabilir.Çünkü partiküllerin akciğerdeki dağılımları değişik şekiller gösterirler.Değişik pnömokonyozlar,neden olan toza göre isimlendirilirler.

 

Genelde görülen,silika-kum-,ve quartz taşlarından çıkan tozlara bağlı olduğundan,SİLİKOZİS adını alır.Asbest tozunun neden olduğu pnömokonyozlara Asbestozis, ve kömür madeni tozundan meydana gelene ise Madenci Pnömokonyozu denir.*1*

 

 

 

 

 

SİLİKOZİS

 

 

 

Silicozla İlgili Bilgiler

Silikoz,yaygın ve tehlikeli bir toz hastalığıdır.Kuartz taşlarından elde edilen tüm maden cevherlerinde silikoz tehlikesi vardır.Altın ,bakır,kurşun,çinko,demir,antrasit maden kömürü ve adi maden kömürü madenciliğinde çalışan işçilerde silikoz gelişebilir.Dökümcülük,tunel,taş ocakcılığı,kumtaşı öğütme,beton kırma,granit oymacılığı  ve porselen ya da seramik çanak çömlek gibi işlerinde  çalışanlar silikoz riskiyle karşı karşıyadırlar.

Silikoz,akciğerlerin solunabilen kristalize silika’ya aşırı maruz kalınması sonucu, akciğerlerde yaptığı sakatlayıcı ve geri dönüşü olmayan ve bazan da öldürücü olan bir akciğer hastalığıdır.Silica,yeryüzü kabuğunun en çok görülen ikinci minerali ve kum,kaya ve diğer mineral ve maden cevherlerinin de başlıca unsurudur. Kristalize silikanin mikroskobik parçacıklarını içeren tozlara aşırı korumasız kalmak akçiğerlerde havadan solunum yoluyla alınan oksijen alım yeteneğini düşüren bir scar(ölü doku) dokusuna neden olabilir. Deniz kenarlarında bulunan tipik kum, silikoz tehlikesi tehdidi göstermez.

1 milyondan fazla Amerikan işcişi kristal silikaya maruz kalmaktadır.Her yıl,250 den fazla US işçisi,silikozdan ölmektedir.Bu hastalığın çaresi olmamakla beraber,işverenlerin,işcilerin ve sağlık uzmanlarının bu maruz kalmayı düşürmeğe  karşı birlikte davranması halinde,yüzde yüz korunulabilen bir hastalıktır.Silikozise ek olarak,kristal silica parçacıklarının solunması,bronşit ve tuberküloz gibi hastalıklara yol açabilir.Bazı çalışmalar sonucunda,akciğer kanseriyle ilişkili olduğu da ortaya çıkarılmıştır.

 

 

 

 

SİLİKOZUN TARİHÇESİ

 

 

 

Silikoz, 400 yıldan fazladır bilinen bir akçiğer hastalığıdır.Agricola  1556 da yazdığı Treatise on Mining adlı kitabında ve daha sonra da 1713’te Ramazzini, bu hastalığı,kaya parçalama (taşocağı) işçilerinin ve madencilerin yakalandığı bir akciğer hastalığı olarak tanımlamışlardır. Geçtiğimiz çağdaki teknolojik gelişmeler,yüksek basınç gücü altında çalışan maden,kum püskürtme ve diğer endüstri işcilerinin maruz kaldığı toz oranında dramatik bir artış meydana getirmiştir.

 

Modern bir meslek hastalığı olan silikozis,bu hastalığın görüldüğü ülkelerdeki(USA gibi)hukuksal sorumsuzluğun açık bir göstergesidir.

 

Silis (tuzu veya esteri-silica-)in tehlikesi antik çağdan-eski zamanlardan- beri bilinmektedir. 1930’larda silikozis ve sonuçları “çağlar boyunca çeşitli tozlarla ilgili endüstri işcilerinin göğüslerinde saklanan ve güçlükle tanınan karanlık bir hastalık olmaktan çıkıp günlük basının ilk sayfalarındaki manşetlere sıçramıştır” Forbes, J., Davenport, S., “Review of Literature on Dusts,” U.S. Department of interior, Bureau of Mines, Bulletin 478, (1950). 

 

Kaya parçalayıcılar,taş ocakları- da dahil olmak üzere,tozlu ticarettte çalışan binlerce işci,piyasadaki buhranda işten çıkarılmış,işverene karşı silicaya maruz kalma  nedeniyle uğradıkları hasarların telaffisi için mahkemelerde işverene karşı dava açarak haklarını arama yoluna gitmişlerdir. Farrall, A., “Silicosis in Certain of its Legal Aspects,”1 Industrial Medicine p. 35 (1932).

 

3 Mayıs 1936’da,The Washington Post  gazetesi,ABD temsilciler Meclisinin silikozise karşı gittikçe artan yakınma ve iddiaları araştırmak ve “silikoza son verecek bir yöntem üzerinde çalışmak” üzere sarfettiği çabaları nakletmiştir. 476 tünel işcisinin 1931’de silikozdan ölmesinden sonra (Gauley Bridge felaketi) ,Literary Digest “silikozis yeni bir hastalık değildir” diye yazmıştır.Daha önceleri “madenci astımı”,”çömlekçi hastalığı”, veya “madenci veremi” olarak bilinmekteydi. Kuvars kristali tozunun çok ince parçacıklarının akciğerde yaptığı bir hastalık…Herkes,bu hastalıktan gaz maskeleri kullanılarak korunulabileceği konusunda hemfikirdir”.“Village of the Living Dead”  121 Literary Digest 6 (1936).

 

Herkes tarafından bilinmediği dönemde bile,silikanın yani kumun tehlikesi çok açık bir şekilde kanıtlanmıştı. 1917’de,Amerika Birleşik Devletleri sağlık Servisi,tesislerde çalışan işçilerdeki silikozis  salgınına dikkati çekmişlerdir. United States Watkins, J., U.S. Bureau of Mines, Bulletin No. 1, Air Hygiene Foundation of America, (1917).

 

1936’da,metal saçma imalinde kullanılan madde (shot) işcileri  ile kum işlerinde çalışan işçilerde,diğer döküm işlerinde çalışanlara göre çok yüksek oranda ölümle sonuçlanan silikozis vakası tesbit edilmiştir. Merewether, E.R. 7, Tubercle 385 (1936).

 

Ayrıca,endüstriel dergiler ve periyodik yayınlar da silica’nın,özellikle kaya parçalayıcısı işçilerde yaptığı hasarları konu eden makalelerle doluydu.Bakınız, e.g., Sayers & Lanza, “Pneumoconiosis”, American Public Health Association Yearbook 1932; (expressing increased incidence with sandblasters); Winslow, C.E. et al, “The Dust Hazard in the Abrasive Industry”, 34 U.S. Public Health Reports, 1171-1187 (1918); (silica hazards in the abrasive materials industry scarcely equaled in any other industry); Bloomfield, J.J. et al, “Sand and Metallic Abrasive Blasting as an Industrial Health Hazard,” 15 Journal of Industrial Hygiene, 184 (1933); (air pressured abrasive blasting caused extremely lethal exposure to airborne silica).

 

Sonuç olarak 1937’de,Amerika Birleşik Devletleri Çalışma Bakanlığı kendi teşviki ile başlattığı Ulusal Silikozis Konferansında,birçok katılımcıyla birlikte taş ocaklarında çalışan işcilerin maruz kaldıkları tehlikeyi dile getirmiştir.“National Silicosis Conference, Report on Medical Control.”  U.S. Department of Labor, Bulletin 21, Part 2B (1938). Bu konferansta taş ocağı (kaya parçalama)işcilerini korumak gereğiyle ilgili güçlü yorum ve görüşler ortaya konmuştur:

 

İşçinin korunması,yani solunan havanın temizlenmesi (respiratorler),bir odanın tozdan yeterince arıtılamadığı durumlarda gereklidir ve kuşkusuz, olağanüstü tozlu olan ortamlarda iki misli fazla endikedir.Her türlü taş ocaklarında,işci kişisel olarak ve hiç eksiksiz,mutlaka korunmalıdır .  Olası olduğunda,direkt basınçla işçiye geniş oranda taze ve temiz hava sağlayacak respiratörler, kuşkusuz en iyisidir,alınan her önlem,havanın toz ve dumandan arıtılmış olduğunu görmek içindir.

 

          Taş ocaklarına bu ürünleri satacak olan firmaların artık her gün kumun tehlikelerini okumak için gazetelerin ön sayfalarına bakmaları gereksizdi.Lakin,bu firmalar,ürünlerini bu işyerlerine satarken geniş ölçüde belirtilen güvenlik kriterlerini dikkate almadan davrandılar.  Keza,kum şirketleri işyerlerine  kum satarken,silica aşındırıcıların tehlikelerini bile açıklamadılar.Bu şirketler 40,50,60 larda başarılı bir oranda kar ederlerken,fiyatlar binlerce Amerikan işçisini mahvetmekteydi

 

 

SİLİKOZUN NEDENİ

 

Silikoz çalışma esnasında silica tozunun solunmasıyla oluşur.Oluşması,solunan havadaki toz oranıyla ve maruz kalındığı süreyle doğrudan bağlantılıdır. Büyük silica partikülleri  üst solunum yolunun ve bronşların tüyleri,müköz membranları ve diğer koruyucu mekanizmaları tarafından engellenir.  Fakat daha küçük partiküller üst solunum yoluyla akçiğerlere ve ince hava keseciklerine taşınırlar.Özel koruma hücreleri tozu kapar ve sindirmeğe çalışırlar.Buna rağmen,genelde bu tozlar akçiğerin lenf nodüllerine girecek yolu bulurlar ve nodülden lenf taşıyan-( getirip götüren) damarları tıkayabilirler.Silika,özel koruma hücrelerine zarar verebilir.Akciğerlerde,Fibroz denen ve  lif demetine benzeyen anormal ölü kabuk(scar) dokusu ortaya çıkar. Eğer 10-20 yıl süresince düşük yoğunlukta toz solumuşsanız,muhtemelen kronik ya da basit silikoza yakalanmışsınızdır.Birikmiş toz ve buna karşı oluşan doku reaksiyonu sonucu küçük hücre kitlelerinin akçiğerlere baştan başa  yayılmasıyla sonuçlanır.. Bu küçük hücre kitlelerinin etkisi azdır fakat yine de çalışırken solunum güçlüğü yapabilir..Basit silikoz,komplike silikoz denen ve daha ciddi olan hastalık potansiyelidir.Basit Silikoz kurbanlarının %20-30 unda ileri silikoz  gelişmiştir.Komplike silikoz hastalarında,nefes almada zorluk,zayıflık,göğüs ağrısı,öksürük ve bol miktarda balgam görülür.İlerleyici,yaygın  fibroziz,akçiğerlere yayılır ve genelde kalb hastalıklarına neden olacak şekilde,akciğerin fonksiyonunu engeller.Silikozun üçüncü şekli olan akut silikoz,kısa sürede fakat yoğun oranda silica tozu solumak zorunda kalan işçilerde görülür.Kireç taşı öğütücüleri ve taş ocağı işçilerinde akut silikoz görülür.Hızla ilerleyen hastalık-akut silikoz-,tanı konulduğu 5 yıllık sure içerisinde çeşitli hastalıklara neden olur.

 

 

SİLİKOZUN NEDEN OLDUĞU DİĞER HASTALIKLAR

 

 

Silikoz,başka hastalığa neden olmaz,sadece silikozla birlikte başka hastalıklar  da olabilir ve ,silikozun şiddetini artırırlar. Bununla beraber,durumu komplike hale sokabilecek her türlü durumdan sakınılmağa gayret gösterilmelidir.Sigara buna basit bir örnektir.Sigara içmekle,akçiğerlerdeki havayolu pasajlarında bulunan tüye benzer ve tozlarla yabancı maddelerin boğaz  ve tükrük yoluyla atılmasını sağlayan kılımsı hücrelere(cilia) zarar verilir.Bu cilialar sağlıklı çalışmayınca, silica parçacıkları kolaylıkla akçiğerlerdeki hava keseciklerinde depolanabilir.Sigara,amfizem ve akciğer kanserine de neden olur..İlave yük,zaten zorlaşan hava alımını akçiğerler için daha da zorlaştırır.Tüberküloz,silikozun muhtemel komplikasyonu sonucu gelişir.Silikozlu bir hastada,tübercülozun yerleşme riski çok yüksektir.İleri silikozda kronik bronşit riski vardır,fakat basit silikozda bu risk çok daha azdır.Pnömoni,genel popülasyonda pek sık görülmese de,yakalandığınız taktirde kurtulma şansınız oldukça düşüktür.

 

 

RİSK TAŞIYANLAR

 

Silica kristalinin bulunduğu herhangi bir  tozlu endüstride çalışmak,potansiyel olarak kişinin silikoza yakalanma şansını artırabilir.Bir kısım işçnin çalıştığı tozlu bir endüstride,tek bir işçi silikoza yakalanırsa,öteki tüm işçilerin de silikoz açısından muayenesi ve tetkiki gereklidir.

Silikoz riski taşıyan en büyük potansiyel işyeri ve aktivitelerine bazı örnekler:

 

     İnşaat sektöründe çalışanlar,taş ocağı işcileri,tünel kazıcıları,madenciler,toprakla ve ziraaatla meşgul olanlar,seramik çanak-çömlek işleri yapanlar,cam,sabun ve deterjan sanayiinde çalışanlar.

 

Birleşik Amerika’da,kum eritme ocağında,maden ve taş ocağında çalışan 100,000 den fazla işçi silikaya karşı aşırı korumasız olduklarından yüksek risk altındadırlar. İnşaatlardan, boya ve pas çıkarmada,köprülerde,tanklarda ve diğer yüzeylerden boya ve pas çıkarmada çalışan işçilerle;dökümhanelerde döküm temizleyicileri,taş ve kille çalışanlar,soğuk cam ve inşaat işçileri kristalize silikaya aşırı maruz kaldıklarından risk altındadırlar.*2*

 

 

 

SİLİKOZ TÜRLERİ,SEMPTOMLARI VE KOMPLİKASYONLARI

 

İşçilerin maruz kaldıkları havadaki kristal silica oranına gore,üç tip silikoz vardır:

 

 

Kronik silikoz:Genellikle aşırı temastan 10 yıl sonra ortaya çıkar.

 

Hızlanmış silikoz:yüksek temas sonucu oluşur ve 5-10 yılda gelişir..

 

Akut silikoz:En yüksek derecede maruz kalınan ve birkaç haftadan 5 yıla kadar sure içinde semptomları görülen tiptir.

 

 

Kronik silikoz hastalığı en çok görülen şeklidir.Erken dönemlerde hiç farkedilmeyebilir,ve X-ışınları(röntgen) 15-20 yıl kadar hiçbir anormal bulgu vermeyeblir.Vucudun enfeksiyonla mücadele yeteneği,akçiğerlerdeki silica tozlarından etkilenebilir ve tüberkülöz gibi bilinen hastalıklara yakalanmalarını kolaylaştırabilir.

 

Sonuç olarak,işçilerde aşağıdaki semptomların bir veya birkaçı görülebilir:

 

 

 

Fiziksel uğraşı takiben solunumda kesilme,nefes darlığı

 

Şiddetli öksürük

 

Yorgunluk

 

İştah kaybı

 

Göğüs ağrıları

 

Yüksek ateş

 

Morarma-siyanoz

 

 

 

SİLİKOZ TANISI

 

 

Tıbbi bir muayene,işçinin tüm çalışma öyküsünü ve göğüs röntgeni ile kişinin silica tozu taşıdığının tek göstergesi olan akçiğer tahlillerini içerir. Silika tozuna maruz kaldığından kuşkulanan işçi,hemen akçiğer hastalıklarından anlayan bir doktora başvurmalıdır.Ulusal Mesleki Sağlık ve Güvenlik Enstitüsü(NIOSH) tıbbi muayenelerin işe girmeden önce,veya işe girerken ve en az 3 yılda bir yapılmasını önermektedir.

 

 

 

 

 

 

SİLİKOZDAN KORUNMA

 

Silikozdan korunmanın anlamı,her endüstri ve meslekte  dikkatli bir tıbbi muayene demektir.Toz kontrolü koşuldur.Madenlerin ıslatılması ve geliştirilmiş havalandırmanın son yıllarda çok yararı görülmüştür.Ancak koruyucu respiratörünüz yoksa, havalandırma aleti olmayan veya doğru dürüst çalışmayan yerlere kesinlikle girmemelisiniz. Toz oranının düşürülemediği yoğun konsantre yerlerde,maske takmak şarttır.Maske takmanın yaratacağı sıkıntı ve rahatsızlığın bedeli,herhangi bir akçiğer hastalığına yakalanmaktan çok daha ucuzdur!Yılda en az bir kez tüm sağlık kontrolleri ve göğüs röntegini yapılacak şekilde doktor muayenesinden geçilmelidir.Doktorun,maruz kalınan silikadan haberdar olması sağlanmalıdır.Kişiler,kendi bedenlerinde gördükleri semptomları dikkatle not etmeli ve silikozun herhangi bir tedavi ile  geri dönüşü olmadığını akıldan hiç çıkarmamalıdırlar.Aynı zamanda silikozun erken dönemde tanısı ile kişi,normal yaşama tekrar dönebilir.Sadece iş değiştirmek,tozlu ortamdan uzaklaşmak,silikanın vucuttan atılmasını sağlayacaktır.Fakat radyolojik bulgularında silikoz tesbit edilmiş emekliliğe yakın kişiler, başka bir iş bulamayabilirler ve alacakları parayı da kaybedebilirler.Bu kategoriye giren işçilerin güvenlik kurallarına ve önerilerine uymaları daha da gereklidir.

 

KORUNMA

 

Silikozun gelişmesi riskini minimuma indirmek için atılması gereken birkaç adım:

 

Sigara içmemek!Tüm semptomlar,rahatsızlıklar ve ölüm riski,sigara içmekle  artmaktadır.

 

İşe başlamadan ve hemen sonra,havalandırma sisteminin düzgün çalıştığından emin olmak.

 

 

Önerilen ve istenen korunma araçlarını kullanmak.

 

 

Tehlikeli durumlardan,sendika ve endüstrinin yetkililerini haberdar etmek.

 

 

Yukarıda anlatılan semptomlardan yakınıldığı takdirde doktora gitmek 3*

 

Kaynaklar:

 

 

1-Readers Digest Association Limited,1983 London

 

2-U.S. Department of Labor October 31, 1996

 

3- A. Lynne Brannen,MD