KUTLU ADALI
CİNAYETİ SORUŞTURMA
KOMİSYONUNA
Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili Meclis Soruşturma
Komisyonu en nihayet oluşturulup görevine de başlamış
durumdadır.
Merak ediyorum,acaba bu komisyon,faili meçhul bir siyasi
cinayeti aydınlatabilmek için hakikatten bir irade ortaya koyabilecek mi?
Üzerinden tam beş yıl geçmiş bir cinayet olayında,polisin
yürütmekte olduğu tahkikatın,en son geldiği nokta itibarı
ile dosya ne durumdadır? Kıbrıs ve dış
bağlantılar üzerinde herhangi bir gelişme sağlandı
mı? Polis,tüm veri ve ihbarların değerlendirilmesinde ne kadar
etkili olabildi?Soruşturma komisyonu,polisin
hazırladığı dosyayı inceledi mi?Komisyon,sadece bu
dosyaya bağımlı olarak soruşturma yürütmeyeceğinin de
bilincinde mi? Tanık çağırma ile ilgili ne gibi bir yöntem takip
ediliyor? Çağırılan tanıkların söyledikleri,verilen
bilgi ve ihbarların değerlendirilmesi nasıl yapılacak?Veya
hakikatten değerlendirilecek mi?
Şu anda meclis çatısı altında vekillik
görevini ifa etmekte olan Sn.Yusuf Özkumun,cinayet olayının
vukubulduğu günlerde tahkikatı yapan şübenin de
başında olduğu bilinmiyor mu? Biliniyor ise bu şahıs
niye soruşturma komisyonunda yok? Hade yoktur diyelim peki komisyon
tarafından da dinlenmiyecek mi?Olayla ilgili bilgi yüklü olduğu ve
zamanında çok başarılı bir Polis Mensubu olduğu lütfen
unutulmasın.Sn.Yusuf Özkumun da bu komisyona gelerek gönüllü bilgi
aktarımında bulunması arzumuzdur.
Cinayet,Snt.Barnabas baskınından sonra meydana
gelmiştir.Baskın ile ilgili Kutlu Adalının olayı ve
olayda yer alan suçluları deşifre edici yazılarının da
bulunması ve hemen akabinde deşifre edilenler tarafından ölümle
tehdit edilmesi, Baskın ve cinayet arasında bir bağlantı
olduğuna işarettir. Soruşturma komisyonu bu olay üzerine mutlaka
gitmelidir. O devirde görev başında bulunan yetkililerden,
işcilerden, bekcilerden ve baskın olayını
araştıran polislerden bilgi alınacak mı? Mutlaka
alınmalıdır.
Olayda adı geçen ve Türkiyede Ömer Lütfi Topal
cinayeti dahil birçok suç işlediği saptanan Abdullah Çatlı
namıdiğer Mehmet Özbayın adaya giriş
çıkışları ve kimlerle ilişki içerisinde olduğu
belirlenmelidir. Her iki olayda da UZİ marka silah kullanıldığı
da dikkate alınarak çalışmaların Türkiye üzerinde de
yoğunlaşması ve bu amaçla silahın bir İSRAİL
marka oluşu da göz önünde bulundurularak mukayeselerin balistik yönde de
olması gerekmektedir. Komisyon üyeleri bu amaçla İsrailde de bir
çalışma yapması gerekecek. Olay mahallinde tesbit edilen
kovanların balistik raporu ile İsraildeki fabrika balistik
raporları mutlaka karşılaştırılarak sonuca
gidilmelidir. Bir müddet önce Dış işleri Bakanı Sn.Tahsin
Ertoğruloğlunun İsrail devletini ziyaret etmesi bu verilerle
ilgili olmasın sakın.
Cinayetin vukubulmasından hemen sonra polis,
İnönü sakinlerinden Hüseyin Demirci isimli şahsı
tutuklamış ancak, Polis Genel Müdürü 2inci
yardımcılarından Sn.Mustafa Asilhanın aklayıcı
ifadesi ile serbest bırakılmıştı.İfadede, olay
esnasında Lefke Polis Sosyal Tesislerinde birlikte yemek yedikleri konu
ediliyor. Ancak görgü tanıklarına göre Hüseyin Demircinin mavi renk
fiat marka arabası cinayet yerinde görülmüş ve plakası
alınarak polise verilmiştir. Ertesi günün sabahında ise Hüseyin
Demirci, Sivil Savunma tesislerinde kapıda ünüformalı olarak görevde
görüldüğü de bildiriliyor. Sivil Savunma Teşkilatı ile
arasındaki ilişki nedir? Eğer bir ilişiği yok ise
kapıda ünüformalı olarak durmasındaki mana ne olabilir?Galip
Mendinin Kilse baskını esnasında olay yerinde görülmesi, Kutlu
Adalı tarafından deşifre edilmesi, bilahare Kutlu
Adalıyı ölümle tehdit etmesi ve hemen akabinde öldürülmesi, sizce
araştırılması gereken konuların başında
gelmiyor mu? Sn.Mustafa Asilhanın emekliye ayrıldığı
bir gerçek iken Galip Mendi, GKK olarak atandıktan sonra danışman
olarak atandığından söz ediliyor aslı var mı?
Eğer gerçek ise bunun anlamı ne?
Tüm bu konular gülüp geçilecek cinsten değildir
beyler. Eğer görevinizi yapmayacak iseniz boşuna zaman tüketmeyin.
1 MAYIS 2001 TEMA IRKAD